ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim aşkın ile avunurum bana seni gerek seni

amore jade

sessizce dans ediyorum hayalinle ( İ )

    ImageChef.com ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da..... _ _ _ _ _ _ _ yoldan çekil!

    Menü

    • Anasayfa
    • Profilim
    • Arşiv
    ImageChef.com

    Son Yazılarım

    • Sensizlik Şehrine Taşındım!
    • Gelmiyorsun………
    • Özledim ama Arama Sorma Beni
    • Ansızın yollarımız ayrıldı
    • Minik Bebeğin Yasin-i Şerif Aşinalığı
    • Cumanız Mubarek Olsun
    • Bir Umut Şu Kuluna
    • Uyan Müslüman Uyan
    • Sevgilim Ruh Eşim mi?
    • Yüz vermedin!
    • Kıyamadığım
    • Ben Bir Gül Dalındayım
    • Kendine iyi bak seni sevdim bir zamanlar
    • Sevgili Hiç Kimse...
    • AŞKIM.....
    • Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu.....
    • AŞKIN VAKTİ OLUR MU...?
    • BEN SENİ SONSUZ İSTİYORUM.....
    • AŞKIM'a...
    • Sessizce Seviyorum Seni
    ImageChef.com

    Kategorilerim

      • aşk
      • şiir
      • din
      • şarkı sözleri
      • yaşam
      • yemek
      • el işi ve örnekler
  • ImageChef.com

    Arkadaşlarım

    • Blogcu Yardım
    • elifnun
    • mutevekkil
    • suskunbiradam
  • ImageChef.com
  • <%LinkTitle%>
  • « Önceki ::

    Sensizlik Şehrine Taşındım!

    10/10/2009 · Kategori: ask


    Sensizlik Şehrine Taşındım!

    Sensizlik Şehrine Taşındım!

    Kuşlara yakın bir ev kiralayıp, içine sadakatten koltuklar yaptırdım. Özlemini yorgan gibi her gece örtüyorum. Gidişinle dağılmıştı yuvam, şimdi her şeye baştan başladım, dantel gibi yaşamımı örüyorum.
    Bilmediğim duygularla tanıştım. Yan komşularım acı, keder ve anılar. Akşamları balkonda kahve içiyoruz hasretinle, bir sen yoksun, bir de boşuna kurulmuş hayaller. Yeni evimin duvarları hüzün rengi, mutfağımda kavanozlara dizili duruyor gözyaşlarım.
    Yine de her şey o kadar gamlı değil. En azından oturduğum sokağın adı umut! Bu sokakta ümitsizce oturmak benim bahtsızlığım olsa da, kaderle kavga etmiyorum. İki bayram arası aşk olmaz diye, iki yağmur arasını bekliyorum. Gerçi bu takvim yapraklarının sakinliği ömrümü yiyor ama olsun, sabrediyorum.
    İçimden bir ses diyor ki, şu yeni mahallede apansız karşılaşacağız bir gün. Sen de yakınlarda bir yere taşınacaksın elbette! Bu eski şehrin evleri hep kiralık. Korkarım ben de sokak olacağım buralarda bir yere. Adım hayal kırıklığı olacak. Tesadüf bu ya, senin camın hep bana bakacak.
    Sesli sevişmelerden, mırıldanılan kavgalara dönüştüğümde gitmeliydim aslında. Geç kalınmış bir okul gününe gider gibi hazırlanıp, yeniden sevecek gücüm varken taşınmalıydım sevdadan. Geç kaldım! Olsun, buna da alışıyor insan. Zaten kim destan yazabildi ki, Leyle ile Mecnun’dan sonra?
    Bu evin şaşırtıcı manzaraları var. Cinnetle cinayet arasında gelip giderken aklım, pencereden bakıp, Cezayir menekşeleri gördüm bir akşamüstü. Vazgeçtiklerimi hatırladım. Sana vuruldum yeniden, bir daha aşka karşı boynum bükük, sustum.
    Sabah kahvesinden sonra, fal kapattım. Kim bakacaksa? Yalnızlığım açtı fincanı. İçim kabarmış ama yakında geçecekmiş. Sonra telvenin ortasında bir göz varmış, gözü çıksın her kimse diye geçirdim içimden. Bir de üç vakte kadar kapımı uzun boylu bir aşk çalacakmış ama gel gör ki, o sırada ben evde olmayacakmışım. Falım bile kısmetsiz yani!
    Yüzümü değiştirsem diyorum. Burnumu küçültüp, dudaklarımı büyütsem, ruhum da güzelleşir mi? Hayallere yasak yok nasılsa, koluma da bir hınzır sevda bulutu takarım. Sonra benden keyiflisi olmaz dünyada.
    Aklımın kıvrımlarına girmişsin, kalbimin tamamında resmin var. Ne yapsam olmuyor. Kaçtığım, saklandığım kadar sana düşüyorum. Sensizlik şehrinde ben, hangi semte taşınsam mutlu olamıyorum. Bu ayrılık ne acı bir duygu, insan kendini ne kadar yoksul hissediyor? Yine de bir ışık var çünkü ben aşk manzaralı umut sokağında oturuyorum…..

    Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

    Gelmiyorsun………

    10/10/2009 · Kategori: ask


    Gelmiyorsun………



    Gelmiyorsun………

    Her akşam aynı sızı içimde, böyle bir acı yok. Burnumun direği sızlıyor. Sen yoksun ama kokunu duyuyorum. Kanıma karışıyor sensizlik, yokluğunla sarhoş oluyorum.
    Senden sonra kimseyi sevemedim. Bir daha eline dokunamadım başkasının. Biliyorum hayat çok kısa diyorsun, kaldığın yerden devam ediyorsun. Peki, benden ne istiyorsun? Benimle dönmüyor muydu şu garip dünya?
    Camın kenarına oturuyorum her gece, sesleri dinliyorum. Gözüm telefonda, çalsın diye bekliyorum. Her kapanan araba kapısına, her ayak sesine, sen umuduyla koşuyorum. Bir mesaj geliyor, heyecanlanıyorum. Olmadık saatte çalıyor evin telefonu, yüreğim elimde açıyorum. Hep yanlış numara çıkıyor.
    Sokaklara atıyorum kendimi, sık gittiğimiz yerlere bakıyorum dışarıdan, arada bir evinin önünden geçiyorum. Işığın yanıyorsa, içimi huzur kaplıyor. Karşı apartmanın merdivenlerine oturup bekliyorum. Belki camı açmaya, perdeyi kapatmaya gelirsin diye, gelmiyorsun. Işıklar sönüyor. Bensizliğe dalıyor bedenin düş ülkelerinde.
    Kimse unut demesin, öyle kolay unutulmuyor. Bunca yılın yaşanmışlığı var. Bir kahvenin kırk yıl hatırı sayılırken, aklımın derinliğine gizlenen bunca anıyı silip atmak kolay mı? Sevda, geçtiği yerde izini bırakıyor. Her an biraz daha derine iniyor acım. Silinmesi zorlaşıyor, artık kalbim bile atmak istemiyor. Unut demek kolay da, öyle lafla unutulmuyor.
    Her sabah aynı güne uyanıyorum çünkü her gün aynı hüzne bulanıyor yüreğim. Sürekli yol gözlemekten, aktı gözlerim. Evime, odalara sığmıyorum. Bir duvar köşesine çökmüş ağlar buluyorum kendimi. O kadar dert çektim ama bu sefer ki hiçbirine benzemiyor.
    Gücüm yok tekrar denemeye, aklıma bile gelmiyor başkasının koynunda uyumak. Kim ne derse boş geliyor. Hasretini çekiyorum. Bu özlem öyle büyük ki, altında kalıyorum. Nefes alamadan, saatleri sayarak tüketiyorum ömrümü. Umudum var. Hep döneceksin, geleceksin, bir daha saracaksın diye kollarını boynuma, bekliyorum.
    Seni sevmekten vazgeçmek istemiyorum. Yeniden alışmak zor yalnızlığa, aşkımıza yazık oluyor. Ben her gece camın kenarına oturup seni bekliyorum. Kokun yerleşmiş eve, gitmiyor. Anılar aklımdan silinmiyor. Her gören seni soruyor. Okuduğun kitap bile masanın üstünde yarım kalmış, boynu bükük duruyor. Yani, beni bıraktığın yerde sana ait ne varsa, hiçbiri gitmiyor ama sen gelmiyorsun!….

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

    Özledim ama Arama Sorma Beni

    3/10/2009 · Kategori: ask

     

    Özledim ama Arama Sorma Beni

    Sesini,nefesini uzaklardan hissetmeyi,
    o derin iç çekişlerini,gülüşündeki sıcaklığı..

    Ama arama sorma beni!
    Sil telefon rehberindeki ismimi,
    çıkar hayatından beni,beni hatırlatan herşeyi..

    Olsun telefon her çaldığında,
    ben umutlanayım bu arayan sensin diye
    ama o sen olma!

    Arama sorma beni!
    Erisekte birbirimizin için,ölesiye hasret çeksekte,
    kor gibi yansakta,gecelerce ağlasakta hıçkıra hıçkıra..

    Arama sorma beni!
    Birgün belki uzun zaman sonraki herhangi birgün
    dayanamaz ararsam seni,tanıma sesimi,şaşırt beni..
    Bitir içimdeki bitmek bilmeyen,bu yaman sevgiyi..

    Özledim..
    Ama arama sorma beni!

    Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

    Ansızın yollarımız ayrıldı

    3/10/2009 · Kategori: ask



    Ansızın yollarımız ayrıldı

    Bekliyordum seni,
    pencere kenarında, elim yüzümde,
    senin geleceğini duyunca,
    içime tarifsiz bi sevinç doğardı
    senli günleri çok seviyordum
    adını duyduğum an,
    kalbimde ansızın bi çarpıntı başlardı,
    kalbim seni sayıklar,
    gözlerim seni arardı,
    biliyor musun ben çok özlüyorum o günleri.
    Ansızın yollarımız ayrıldı
    senli hatıraları sensiz yaşıyorum şimdi,
    yine bekliyorum seni , 
    elim yüzümde,
    ama sen gelmiyorsun,
    ne seni beklemenin tadı kalıyor,
    ne sevincimin anlamı,
    kalbim hala deli gibi çarpıyor senin için,
    gözlerim doluyor,
    ve tane tene boşalmaya başlıyor gözyaşlarım,
    ben elimle tutuyorum,
    senin için biriktirdiğim göz yaşlarımı,
    en kuytu köşemde saklıyorum,
    olurda birgün dönersen,
    gözyaşlarımı sana hediye ediyorum,
    seni hala ilk günkü gibi seviyorum,
    ama seni sevdiğimi,
    sen bilmeyeceksin bir ömür boyu,
    ben gidiyorum,
    elveda sevgili,
    elveda...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

    Minik Bebeğin Yasin-i Şerif Aşinalığı

    1/9/2009 · Kategori: yasam

     


     

    Minik Bebeğin Yasin-i Şerif Aşinalığı


    Bebeklerin anne karnındayken dışarıdan gelen sesleri duyup onlara göre tepki verdiklerini bütün anneler hissediyordur muhakkak. Bu hisleri yaşamış bir anne olarak ben de bebeğim dünyaya gelmeden önce ona Kur’an-ı Kerim dinleterek o güzel sese aşina olmasını istemiştim. Özellikle Yasin, Fetih, Rahman ve Nebe surelerini kendim de çok sevdiğim için bebeğimin de dinlemesini istiyordum. Çok ilginçtir ki onun doğmadan önce ilk hareketini hissettiğim gün Kur’an-ı Kerim okuduğum gündü. Canım kızımın ilk olarak bu sese tepki vermesi beni çok mutlu etmişti. Rabbimin ona hayırlı ve O’nun rızası doğrultusunda bir ömür nasip etmesi için dua ettim hep.

    Ve... 28 Şubat 2008 tarihinde dünyaya geldi minik kızım. Hastanede başbaşa kaldığımızın gecesinde ağlamaya başladı yavrucum. Bir türlü susturamıyorduk. İlk defa anne olduğum için de ne yapacağımı bilemiyordum. Babannemiz ve halamız da yanımızdaydı ama ağlamasına engel olamıyorduk. Aklıma bir fikir geldi o an.. Telefonuma kaydettiğim Yasin Suresi’ni ona dinletmeyi düşündüm. Gecenin sessizliğini bebeğimizin ağlaması bozarken Yasin-i Şerif’in o güzel kelimelerini duyunca birden susuverdi yavrucuğum. Hepimiz şaşırıp kaldık.

    Anne karnında aşina olduğu sese olan tepkisini susup dinleyerek vermişti...

    Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

    Cumanız Mubarek Olsun

    28/8/2009 · Kategori: din



    Her yaptığınız hayr olsun cumanız mubarek olsun

    sevgiyle ve umutla kalın







    Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

    Bir Umut Şu Kuluna

    28/8/2009 · Kategori: siir



    Bir Umut Şu Kuluna
     
    bir umut şu kuluna
    girmek ister hak yoluna
    dolanmış günahları boynuna
    can vermek ister yoluna

    af dileyecek yüzüm yok
    söyleyecek sözüm yok
    bilirim günahlarım çok
    affet gidecek başka  kapım yok

    affetmezsen nolur halım
    çıktı çıkacak canım
    dondu akmaz damarımda kanım
    affet yarab çıkmadan canım

    bir umut şu kuluna
    bir elçi yolla sen ona
    elinden tutup getirsin
    kurban olsun yoluna

    E....mine

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

    Uyan Müslüman Uyan

    28/8/2009 · Kategori: siir





    Uyan Müslüman Uyan

    bugün  cuma
    bugün bayram
    aç ellerini semaya
    yalvar ulu allaha

    bugün ne ekersen
    karşılığı çift verilecek
    ölüm ani dünya yalan
    bir kuru toprak olacak geriya kalan

    uyan müslüman uyan
    hakkın yoluna dayan
    olmazmı sana ayan
    uyan ey kul sende uyan

    ölüm genince cihane
    baş ağrısı olur bahane
    bakmazlar göz yaşına
    kalırsın bir başına

    vakit geç olmadan uyan
    sende rabbına dayan
    olmazmı sana ayan
    uyan müslüman uyan

    E....mine



    Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

    Sevgilim Ruh Eşim mi?

    28/8/2009 · Kategori: ask

    Sevgilim Ruh Eşim mi?

    "Ne iş yaparsın?" ve "Neredensin" gibi sorularla onun ruh eşiniz olup olmadığını tam anlamıyla anlayamazsınız. Kimyanızın tam olarak uyumlu olup olmadığını merak ediyorsunuz peki ne tür sorular sormalısınız? Uzmanlar, sevgili seçerken kendi klonunuzu aramamanız konusunda sizi uyarıyor.



    İyi anlaşabileceğiniz biriyle aynı değerleri ve hedefleri paylaşıp paylaşmadığınıza dikkat edin. Eğer aynı değerler ve hedefler etrafında buluşamıyorsanız, geçen 50 dakikayı düşünmek yerine gelecek 50 yılı düşünerek asla üzülmeyin. En azından hoş bir akşam sohbeti yapmış olursunuz.

    Ruh eşiniz olup olmadığını anlamanızı sağlayan sorular

    Soru 1: "Şirketin sana bir yıllık ücretli izin verse ne yaparsın? " belki hemen bir tatile çıkacak, belki kendi işini kurmak isteyecek, belki de tüm zamanını evde geçirmek isteyecek. Cevap ne olursa olsun onun hayata dair hayallerini ve tutkularını öğrenmiş olacaksınız. Bu soruyu takip eden diğer sorunuz "Böyle yaşamak için şimdi birşey yapıyor musun?" olmalı. Verdiği cevaba göre yapınızı karşılaştırabilirsiniz.

    Soru 2: “En çok utandığın anları benimle paylaşır mısın?” Sunum öncesi gömleğine sıçrayan ketçap nedeniyle leke oluştuğunda, birisyle buluşmaya gittiğinde yere kapaklandığında mı çok utanmıştır? Birisi sizinle en gizli sırlarını paylaşıyorsa ilişkiniz güvenli bir zemine oturuyor demektir.

    Soru 3: "Eğer evin yanıyor olsaydı, kurtaracağın tek şey ne olurdu?" Bu soru sevgilinizi pratik mi yoksa duygusal mı düşündüğünü gösterir? Devamında "Kurtardığın şeyin öelliği ne" diye sorabilirsiniz.

    Soru 4: “Senin hakkında insanların farkedemedikleri şey ne?" İnsanlar belki sevgilinizin utangaç, içine kapanık olduğunu düşünüyor olabilir. Alacağınız cevapla kendini nasıl gördüğünü ve değerlendirdiğini öğrenmiş olursunuz. Çekingen bir yapısı varsa, "İnsanlar bazen çok konuştuğumu düşünür ancak sadece kaygılı olduğum zamanlarda çok konuşurum. Etrafındakilerin senin hareketlerini farklı algıladıkları zamanlar olur mu?" diye sormanız kendisini daha kolay anlatmanızı sağlayabilir.

    Soru 5: “Ölmeden önce hayatında mutlaka yapmak istediğin tek şey nedir?" Bu soru geçmişte gizli kalan dileğini ya da gelecekle ilgili çok özel bir isteğini sizinle paylaşmasını sağlayabilir
    .

    Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

    Yüz vermedin!

    27/8/2009 · Kategori: din




















    Yüz vermedin!

     
    Muhammed şöyle anlatır:

    Fakîh Îsâ bin

    Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm.

    Şeyh Abdullah'ın yanına giderek;

    - Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı,dedim.

    Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ;

    - Sana alenî görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim, dedi.

    Ben;

    - Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu,deyince,

    Şeyh Abdullah da;

    - Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin, buyurdu.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

    Blogcu ile yapıldı